Bizim toplumda bunu uygulayacak ebeveynlerin sayısı hiç de olması gerektiği ölçüde değil, malesef azınlıktalar. Kendine güvenen, kendine değer veren, kendini sayıp seven bireylerin yetişmesi biraz da buna bağlı.En sık uygulanan yaklaşım tarzlarını bir önceki yazıda belirtilmişti. Örneğimizi okula giden bir çocuğun öğretmeni ile yaşadığı olaydan [DEVAMI]
Çocuğunuz eve geliyor. Belli ki bir şeyler olmuş.. Ağlıyor olabilir, öfkeli olabilir, sessiz vs. olabilir. Okulda, sokakta, başka bir çocukla veya bir yetişkin ile onu üzen bir olay yaşamış. Peki, biz ebeveynler, böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmalıyız? Çocuğumuza nasıl [DEVAMI]
“Ayşe hanımın çocuğu çok cesur, hiç korkmuyor” ,” benim çocuğumla aynı yaşta ama bizimki çok ürkek” , ” acaba benim çocuğum neden böyle herşeyden korkuyor” gibi sözleri çevremizde sıkça duyarız. Bu durum bazı ebeveynleri oldukça üzer ve kaygılandırır. Üzülmeyin ve gereksiz yere kaygı [DEVAMI]
” Kapının arkasın da öcü var anneee!!! ”, ” Dolabın içine canavar saklanmış babaaa!! ”. Bu sözler, çocukların üç yaşlarına geldiklerinde evde sık, sık tekrarladıkları cümlelerin başında gelir. Bu ve buna benzer sözlerle ifade edilen korkuları her çocuk, gelişiminin ilk yıllarında yaşar. Odasında öcüler var [DEVAMI]
Yalan söylemek doğuştan gelen, insanın doğasında olan bir davranış biçimi değildir. Sonradan öğreniliyor. Çocuk yalanı, çevresiyle girdiği ilişkilerle birlikte öğreniyor. Yalan söylemek ve gerçekleri saklamak, bugün toplumsal yaşamımızda da sıkça karşılaştığımız bir sorun. Acı ama gerçek maalesef böyle. Bizler bugünkü tüm olumsuz koşullara ve şartlara rağmen, [DEVAMI]
Bazı çocuklar hem evde hem de sokakta arkadaşları arasında sık, sık atıp tutarlar. Bir şeyi anlatırken aşırı derecede abartırlar. Bazen hayallerinde gerçek olmayan fantaziler üretip, bunları sanki gerçekmiş gibi anlatırlar. Yani yetişkinlerin deyimiyle yalan söylerler. Ama yine de bu çocukların burunları Pinokya’nın ki [DEVAMI]

Ne suç, ne günah sadece normal !! Bir insanın yaşamında, hangi elini kullanacağını genler belirliyor, onu yetiştirenler değil. Yani kalıtsaldır. Ya anneden ya babadan yada dedelerden, ninelerden geçer. Yaşamın üçüncü (3.) yılında veya en geç altı(6) yaşında, çocukta hangi elin öne çıkacağı [DEVAMI]

Okul çağındaki çocukların arkadaşlarıyla olan ilişkileri ve evden kopuş süreci. Çocuk bu yaşlara geldiğinde, çocuğun evden kopuş süreci yavaş, yavaş devreye girer. Okuldaki sınıf arkadaşları olsun, mahalledeki komşuların çocukları olsun, evdekiler gibi önem kazanmaya başlar. Çocuk, hep kendi yaşıtlarıyla birlikte olmayı arzu eder. Evin [DEVAMI]
Okul çağı çocuğu, günlük yaşamdaki bazı işleri, tek başına yapabilecek düzeye gelmiştir. Örneğin: Evdeki çiçekleri sulamak, yıkanmış bulaşıkları kurulamaya yardım etmek, sofrayı toplarken yardım etmek vs. gibi görevleri üstlenebilir. Artık, çocuğunuzun okulda da bazı sorumlulukları üstlendiğini biliyorsunuz. Burada dikkat edilecek önemli nokta, çocuğun boyunu aşacak görev ve [DEVAMI]

Çocuklar bu yaşlarda, çok merak ettikleri ama bilemedikleri şeyleri birbirleriyle sıkça paylaşırlar. Özellikle de aile içinde gizlilik mertebesine ulaşmış konular karşı aşırı bir merak, aşırı bir öğrenme tutkusu oluşur. Bu konularıda fısıltı halinde birbirlerine aktarırlar. Bu yaşta çocukların en çok merak ettiği şeylerden biri, [DEVAMI]